Deniz SigortaAna Sayfaİletişim

 

                        Sigorta Ürünlerimiz         Emeklilik Ürünlerimiz

                                                                                                                                                                                                                                                

 

 

 

 

   

 Ülkemizin 1,5 Asırlık Sigorta Geçmişi Olduğunu Biliyor muydunuz? 

Şu an ,12.000 çalışanı, 10 milyondan fazla sigortalısı ve 12 milyondan fazla poliçesi olan sigorta sektörünü; İstanbul’un  tanıması büyük bir yangınla olmuştur. Yabancılarla  gelen, gayri Müslimlerle büyüyen sigortaya Müslümanlar günah, Türkler Frenk işi diye sıcak bakmıyorlardı.  Abdülmecit döneminde İngiliz Büyükelçisi evlerin kapısında asılı “Allah Korusun” levhalarının ne anlama geldiğini sorduğunda; Keçecizade Fuat Paşa “ Osmanlı Sigorta Şirketlerinin Levhası” diye yanıt vermişti. Sigorta kavramının ilk gündeme gelişi Hıristiyanlarla yapılan ticaret anlaşmaları sonucu deniz taşımacılığının getirdiği riskleri ortadan kaldırmak amacıyla olmuştur. Fatih Sultan Mehmet İstanbul u feth etmesine yardımcı olacağına inandığı için Venedikli ve Cenovalı Tacirlerle işbirliği karşılığında fetih sonrası için garanti vermiştir. Aynı dönemlerde İsveç Sefiri “Osmanlılar sigortacılığı hiç bilmezler, her şey Allahın adıyla yapılır” diye yazmıştı.

Fatih Sultan Mehmet’in başlattığı güvence verme sistem Kanuni Sultan zamanın da ilk resmi halini aldı ve ihracat işlemlerinin rakamlarında %5,39 luk sigorta primi görülmeye başlandı. % 50 sine yakın nüfusu gayri Müslim olan İstanbul’da Müslümanlar hala sigortayı günah sayıyorlardı. İstanbul’ da ilk sigorta acenteliği 1862 de Riunione Adriatca Disicurta adıyla gayri Müslim 2 kardeş tarafından açıldı. 1874 e kadar faaliyet gösteren bu acente sadece denizyoluyla yapılan nakliye sigortalarını yapıyordu. İstanbul’un ticaret merkezi olan Pera da 1870 yılında çıkan yangın içlerinde İtalyan Sefaretinin de bulunduğu500 den fazla büyük binayla, 3000 ev ve işyerinin yanması, çok sayıda insanın ölümüyle sonuçlandı. Yangın olayı ev ve işyeri sigortalarının ortaya çıkmasına, kadercilik ve takdiri ilahi anlayışının kırılmaya başlamasına sebep oldu. 1872 yılında 3 İngiliz şirketi ve 1878 de bir Fransız şirketinin Acenteliklerini açmasıyla; ev ve işyerlerinin duvarlarında yangın sigortası levhaları görülmeye başlandı. 1893 te yabancı sermayeli Osmanlı Bankası, Tütün recisi ve Duyuni Umumi ortaklığıyla “ Osmanlı Umumi Sigorta Şirketi” kuruldu.  Acentelik Osmanlı Bankası  ve Tütün Recisi Şubeleri tarafından yapılıyordu.

1894 te 20 si taşrada olmak üzere 52 sigorta şirketi Osmanlı topraklarında faaliyet gösteriyordu. İlk poliçeler İngilizce ve Fransızca yazılıyordu. Daha sonra Osmanlıca da yazılmaya başlandı. Beyrut, Trabzon , Selanik ve İstanbul limanlarında sigorta şirketleri , gayri Müslim çalışanlarıyla faaliyet gösteriyorlardı. İlk zamanlarda dürüst davranan sigorta şirketleri denetimsizlik ve kapitilasyonların da sağladığı avantajla gayri meşru rekabet ortamını oluşturmayı başardılar ve sigorta ahlakı bozuldu. Sigortalıların en önemli sorunu Sigorta Şirketlerini istedikleri anda Sigorta Akdini tek taraflı olarak iptal edebilmesiydi.

Haksız rekabet şartlarını ve suistimalin önüne geçebilmek amacıyla Yangın Sigortası Şirketleri Sendikası kuruldu. Sendika 12 Temmuz 1900 tarihinde ilk yangın tarifesini oluşturdu. İstanbul’un yangın haritaları yapıldı, itfaiye teşkilatının olanakları genişletildi. 1907 yılında ahşap bina yasağı konuldu. Sendikanın adı 1916 yılında “Türkiye de Çalışan Sigorta Şirketleri Sendikası” olarak değiştirildi. Osmanlının son çeyreğine rastlayan bu çabalar sermaye yetersizliği ve din engeline takıldı ve Müslümanların sigorta işiyle uğraşması caiz değildir fermanı yayınlandı. Sonrada  Dönemin Şeyhülislamının yabancı şirketlerden rüşvet alarak bu fermanı yazdığı iddia edildi. Meşrutiyetle birlikte ortaya çıkan milli iktisat politikaları sonucu yabancı sigorta şirketleri Bu dönemde nakliyat ın yanı sıra yangın, ferdi kaza , hayat branşlarında üretim yapılıyordu.   Türklerle ortaklık kurarak varlıklarını sürdürmeye başladılar. İlk olarak 1916 Esnaf Bankasının Avusturyalı Fenuxe Deviue(?) ile kurduğu 100.000 Osmanlı Lirası sermayeli Türk Milli Sigorta Şirketi gibi ardından kurulan Vatan Sigorta şirketi de savaş koşullarına dayanamayarak dağıldılar.  1918 de Fransız Union Sigorta Şirketi birkaç Türk İş Adamı ile “İtihadi Milli” Şirketini kurdu. 1. dünya savaşı biterken İstanbul daki yangınların hasarı karşılanmıyor ve  Osmanlılara  İngiliz ve Fransızlara karşı savaşmanın bedeli; birden ortaya çıkan savaş şartları klozuyla  ödetiliyordu.

1.Dünya savaşı biterken Osmanlı İmparatorluğu tarihe karışıyor ve Dünya da Sigorta Sektörü altın çağını kapatıyordu.

9 Eylül 1922 de İzmir’in kurtuluşundan sonra 13 Eylül de Basmahane de çıkan yangınla İzmir’ in tarihi kül oluyor ve Türkiye de faaliyet gösteren 120 den fazla sigorta şirketinden çoğu hasarları ödememek için kaçınca 53 tane şirket kalıyordu.

17 Şubat / 4 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir de yapılan  .İktisat Kongresinde  Ulusal Önderimiz Atatürk “ Ekonomik Bağımsızlık ta Siyasi Bağımsızlık kadar önemlidir kalkınma seferbarliği startını vermişti.  

1925 yılında Türkiye İş Bankası Anadolu Sigorta'yı kurunca Milli Sigortacılığımız başladı. 1927 de 1149 sayılı sigorta şirketleri teftiş ve murakabe kanununu çıkartıldı.

24 Ekim 1929 da başlayan büyük dünya kriziyle üretim düştü, işsizlik arttı. 1927 deki kuraklıktan sonra devlet Yerli malı kullanımı teşvik ediyordu. Kriz patlak verince İktisat ve Tasarruf Cemiyeti Kuruldu. Devlet Yerli malı kullanımı teşvik edilirken hem istihdam imkanı hem de düşük maliyetli üretim için devlet fabrikalar açmaya başladı. Reasürans pirimlerinden kar etmek amacıyla Milli Reasürans  kuruldu. Bu dünyada bir ilkti. Böylece suistimaller ve , haksız rekabet  önlendi. Halkın sigortaya güven duyması sağlandı. En yaygın üretim yangın branşındaydı. Devlet girişimlerinden Sümerbank 1935 te Güven Sigortayı, 1936 da Anadolu sigorta Ankara Sigorta'yı kurdu.